Annesi ve babasının mezarı başında son kez duasını eden yaşlı adamın hüzünlü gözleriydi son görüntüler. Benimse belgesel bittiğinde dudaklarımdan dökülen sözlerdi: Zeugma’ya yazık olmuş. Dahası da çıkmadı, çıkamadı zaten ağzımdan. Kaybolan 21.000 metrekarelik koca tarihe yazık olmuştu. Bilmeyenler için baştan belirtmekte fayda var. Günümüzde Zeugma Antik Kenti Gaziantep ilinde, 2000 senesinde inşaatı tamamlanan Birecik Barajının suları altında yatmakta.
| Dünyaca ünlü 'Çingene Kızı' Mozaiği |
Uzunca bir süre bölgenin egemeni olan Kommagene Kralı’na ait olan ve dönemin dört büyük kentinden biri olan şehir, M.Ö 64 yılında Roma İmparatorluğuna dahil olmuş ve adı ‘köprü’ anlamına gelen “Zeugma” olarak değiştirilmiş. Zeugma’nın Antakya-Çin arası tarihi ipek yolu üzerinde olduğu düşünülünce, kente verilen ad oldukça uygun olmuş. Ki buna ek olarak Halep, Antakya, Edessa ve Dülük’ten gelen antik yollar da burada kesişmektedir. Durum böyle olunca kurtarma kazılarında bulunan yüz binin üstündeki farklı mühür baskılar insanı şaşırtmıyor.
Roma dönemiyke birlikte tahmin edersiniz ki kent en parlak zamanını yaşamış. Ancak her çıkışın bir inişi var diye boşuna dememişler. Zeugma için de aynen öyle olmuş. Tek farkla; bir daha ibre hiç yukarıyı göstermemiş. M.S 256 yılında Sasani Kralı I.Şapur kenti ele geçirmiş, ne var ne yoksa yakıp, yıkmış. Ardından gelen ağır bir depremle de kent artık toparlanamaz hale gelmiş. Aradan geçen uzunca bir süre sonra 5. Yüzyılda Bizans hakimiyetine giren kent, 7. yüzyılda Arap akınları yüzünden terk edilmiş. İslami yerleşim alanına dönüşü ise 9. yüzyılı bulmuş. Şimdiyse yanı başında Belkıs köyü yer almakta.(idi) Köy ile birlikte Antik Kent Zeugma baraj sularına gömüldü. Anlayacağınız talih hiç Zeugma’dan yana olmuyor.
Böylesine kültürel çeşitliliği bünyesinde barındırmış bir kenti, içinde yatan tarihi zenginliği düşünebiliyor musunuz? İnsanoğlunun elde edeceği somut tarihi bilgileri, buradan çıkanlarla aydınlığa çıkacak karanlık bir tarihi çağın varlığını hayal edebiliyor musunuz? Bu müthiş kenti, mükemmel harmanı ve eşsiz bilgiyi görebiliyor musunuz?
Bu laflar size bir anlam ifade etmiyor olabilir. Ne de olsa bulunan tarihi eser bir kilise diye onu çürümeye bırakan bir zihniyet içerisindeyiz. Sözüm meclisten dışarı. Yaklaşık olarak 750 yıllık olan Trabzon’daki Küçük Ayasofya’yı camiye çevirmek için fresklerine korniş çakan bir zihniyet. Dolayısıyla da Zeugma sular altında kalmış, mozaikler ortaya çıkmış, çıkmamış çokta önemli değil. Nitekim Zeugma’nın son zamanlarında yanında olan Fransız Arkeologlar kısa sürede yaptıkları kurtarma çalışmaları ile çok iş başarmışlardır. Bugünkü Zeugma Mozaik Müzesi için onlara bir de buradan teşekkür edelim. Yoksa müzede sergilenecek mozaiklerimiz olmazdı.
Aslında bakarsanız Zeugma kazılarının başlaması da trajikomik bir hikaye. 1987 yılında kaçakçılık ihbarı üzerine bölgeye gelinmiş ve ilk kazı yapılmış. İkinci kazı 1992 senesinde yine bir ihbar sonucu yapılmış ve şarap tanrısı Dionysos ile eşi Ariadne’nin düğününün resmedildiği mozaik ortaya çıkmış. Gerçi bu mozaiğin de büyük bir kısmı 1998 senesinde çalınmış. Dediğim gibi verilen bir değer olmadığı gibi ihmalkarlığın da diz boyu olduğu bu ortamda mozaiğin tamamı gitmedi diye şükredelim ve gülelim acınacak halimize…
| Dionysos ve Ariadne'nin düğün sahnesi ve çalınan kısım |
Neyse ki, madem biz beceremiyoruz bari siz gelin kurtarın Zeugma’yı dercesine uluslararası üniversitelere çağrılar yapılmış ve bu çağrıya yanıt veren Fransa Nantes Üniversitesi ile Gaziantep Valiliği, İl Özel İdaresi ve Arkeolog Mehmet Önal başkanlığında kurtarma kazıları 1999 senesinde hızla başlamış. 2000 senesinde Birecik Barajının bitimi ile yükselen sular tabiri caizse arkeologların paçasını tutuşturmuş ve Kültür Bakanlığının izniyle Packard Humanities Institutes, Oxford Unit, İtalyan CCA restorasyon ekibi ile zamana karşı çok uluslu bir arkeolojik kazı çalışması başlamış. Son olarak da 2004 senesinde Fransa Nancy üniversitesi dahil olmuştur.
| Savaş Tanrısı Mars, bronz heykel. |
Gaziantep’deki Dünya’nın en büyük mozaik müzesi olan Zeugma Mozaik Müzesi’ni gezerken gördüklerime inanamadım. Böylesine büyük parçaların günümüze kadar bu denli iyi korunmuş şekilde ulaşmasını aklım almıyordu. Hepsi o kadar görkemli ve güzeldi ki. Her birindeki işçilik paha biçilemez ölçüde ve hepsinin anlattığı ayrı bir hikaye var. Sanırım mozaikleri şiire benzetsem ancak bu kadar güzel açıklayabilirim onları. Az kelime ile yoğun anlam ve anlatım, tek motifle destansı hikayeler…
İşte gün ışığına çıkarılandan bazıları;
-Poseidon ve Euphrates villaları.Villalarda bulunan mozaikler ise Akhileus, Venus’un doğuşu, Dionysos-Telete, Müsalar, Fırat tanrıları, Galatya, Dionysos-Ariadne, Satyros Antiope...
-Sırt üstü yatar şekilde duran Savaş Tanrısı ünlü bronz Mars heykeli.
-Ziyafet sofrası, Europa’nın kaçırılışı ve Eros mozaikleri, freskler ve Antiokhos steli, heykelcikler, sikkeler, bronz kazanlar ve çömlekler.
| Europa'nın kaçırılışı |
-Genel olarak teatral, mitolojik sahneler ve geometrik desenlerden oluşmakta mozaikler. Çok sayıda sikke, bronz ve pişmiş toprak heykelcik, kandil ve çömlekler bulunmuş.
-Dionysos Villasının kazısı da tamamlanarak restorasyona hazır hale getirilmiş. Ayrıca, Dionysos villasının batı bitişiğinde Danae villası kısmen açığa çıkarılmış. Bu villada ünik bir mozaik olan “Danae ve Diktys” konulu taban mozaiği meydana çıkarılmış.
| Venüs'ün doğuşu |
-Genel olarak teatral, mitolojik sahneler ve geometrik desenlerden oluşmakta mozaikler. Çok sayıda sikke, bronz ve pişmiş toprak heykelcik, kandil ve çömlekler bulunmuş.
-Dionysos Villasının kazısı da tamamlanarak restorasyona hazır hale getirilmiş. Ayrıca, Dionysos villasının batı bitişiğinde Danae villası kısmen açığa çıkarılmış. Bu villada ünik bir mozaik olan “Danae ve Diktys” konulu taban mozaiği meydana çıkarılmış.
Baraj suları işleri ne kadar zorlaştırırsa zorlaştırsın Zeugma kazı çalışmaları daha uzun yıllar süreceğe benziyor. İnanıyorum ki toprağın altında gün ışığına çıkmayı bekleyen daha çok zenginlikler var.
(Mozaiklerin detaylı hikayeleriyle doldurmak istemedim yazımı. Ancak her biri üzerine yazı yazılacak kadar güzel, ilginç ve anlamlı hikayeler.)

